Kızıyorum ya ben kendime şu kıskançlık meselem yüzünden, aslında minnettarım da ona. Az şey öğretmedi bana. Her kendime sorduğumda "niye kıskanıyorsun Seda" diye, aldığım cevaplar hep yol gösterici oldu. Şaşırıyorum şu zaman olayına. Bir önceki saniyeme bakıyorum, bir dakika öncesine, bir yıl öncesine. Aynı kalacağını sandığım şeylerin değişmesine şaşırıyorum afal afal. Vay be diyorum. Ve fark ediyorum ki kıskançlığımın temelindeki asıl neden zaman içinde değişen şeyleri benliğimde güncelleyememem. Değiştiklerini fark ettiğim an boşluğa düşüyorum. Oysa ben öyle kalacaklar sandım. Hatırlatıyor kalbim, sende değiştin Seda unutma. Bana bu yazıyı yazdıran asıl sebep bir kaç yıl önce duygusal olarak karmaşık şeyler yaşadığım birinin -evet erkek- şu an hayatında farklı biri olduğunu öğrenmem. Hiç bir sorun yok aslında bunda. Biz hallettik o sorunları. Derler ya büyükler o köprünün altından çok sular aktı. Biz sürekli iletişim halindeydik, konuşup gülebiliyorduk. Benim hayatıma başkaları girmişti. Farklı kişilere farklı duygular beslemiştim. Büyümüştüm, ona göre bitmiş her şey, e bana göre de öyleydi. Değilmiş işte. Benim afal kalbim hayatıma giren kişileri ilk girdikleri zamanki duygularla saklıyormuş meğer. Düşüncelerimin değişmesi onu hiç etkilememiş meğer. O aynı yemeği ısıtıp ısıtıp durmuş. Şimdi sunuyor önüme. Kıskançlık değil aslında bu. Algılayamama durumu. Ya da doğru tanımı bulamıyorum, içinizde psikolog olan falan varsa yardım edebilir. Tebrik ediyorum onu. Gülümsüyorum noktalama imleriyle. Duramıyorum bakıyorum kimmiş bu kız. Güzelmiş. İyi huylu biri gibi duruyor. Ne güzel de çıkmışlar fotoğrafta. Evlenirler belkide. Mutlu olurlar inşallah. Ben bunları düşünürken duygularım bağırıyor "Ona da bana söylediklerini söylüyor mudur? Tamamen unutmuş mu yani beni? Ama nasıl? Onu daha mı güzel buluyor? Konuşma tarzı beni hatırlatıyor mu? ...." Mantığım ağır basıyor "Sen de başkalarını soktun hayatına Seda, onu hatırlatmadılar, onunla kıyaslamadın, unuttun peki onu? Öyle gözüküyordun. Sana bunları yazdıran gerçek hüznün mü yoksa Cem Adrian etkisi mi? Hadi dürüst ol biraz. Şu an gelse yine olmaz belki onunla. Belki değil hatta, olmaz. Then what's your fucking problem?
Ama beni unutmuş olma hissi garip, yeri doldurulabilir olma hissi garip. Neyim ben bulunmaz hint kumaşı mı? Değilim elbette. Hayatın akışı böyle. kimse kimseye saplantılı kalmaz. Niye boşa kürek çeksin çocuk? karşılıklı sevip sevileceği biri varken. Kimse kimsenin yerini almaz, kimse unutulmaz. O kapı kapanır sadece. Kilitlenir. Bu hep olur.