Size ne kadar saf bi çocuk olduğumu anlatayım
1. sınıfın başlarıydı. Boyum uzun olduğu için hoca en arkaya Abdullah diye sümüklü bir çocukla oturtmuştu. Herkes kızla oturuyordu bi ben erkekle eşleşmiştim ve Abdullah sürekli ağladığı için sürekli burnu akıyordu. 6 dersti o zaman okul ve 6 ders boyu ağlamıştı. Şimdi noldu acaba o çocuğa? neyse. Bende ertesi gün gittim öğretmenime söyledim (o zamanlar hoca yoktu tabi) bak kadının adını da unutmuşum. Zaten hiç sevmezdim. Neyse işte beni Tuğçe diye bi kızla oturttu. Sınıfta 46 kişiydik ve ben sınıfın 2. sümüklüsüne denk gelmiştim. Yapcak bir şey yok oturdum paşa paşa. Sürekli bana bir şeyler anlatıyordu. Bi gün gelip babamla annem boşanıyo diyodu bi gün benim babam ölü diyodu. Bende yavrum ne dese inanıyordum. Acıyodum buna yemeğimi falan paylaşıyodum. Bak bi gün hiç unutmam, geldi yine bu tam yemek teneffüsü o günde en güzel menümü hazırlamıştı annem, kurabiye meyveli yoğurt falan neyse işte -napıyosun dedi dedim yemek yicem, -ben yiyebilir miyim dedi, bak bide azıcık alabilir miyim falanda yok "BEN YİYEBİLİR MİYİM". Sinirlendim yemeğin yok mu senin dedim -yok biz fakiriz hem bak dişim kanıyo dedi, ne alakaysa artık. Dedim göster bakayım, gösterdi baktım kan falan yok dedim hani nerde, demez mi benim kanım beyaz akar diye. Asıl bomba benim inanıp tüm yemeğimi vermem oldu... Hala ne zaman hatırlasam gülüyorum kendime ve birazda kızıyorum, nasıl vermişim o güzelim yemeğimi. Böylesine saf bi çocuktum işte. Yalnız kız ağır yalancıydı. Nerdedir kim bilir şimdi. Gideyimde faceden bulmaya çalışayım. Epey hikaye vardır şimdi onda ;)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder